Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player





Yol Notları

Yazı ve Fotoğraflar: Ceyda Taşdelen

DAĞLIK FRİGYA'NIN GİZEMLİ TOPRAKLARINDA

yol1.jpg

Bir anda belirdiler tarih sahnesinde. Geçtikleri yollarda bir iz ya da yazı bırakmadan, aniden ortaya çıktılar Anadolu’da. Çok çalıştılar sarı toprakları yeşile, dağı taşı anıta çevirmek için. Yayıldıkları dağlık araziden büyük bir krallık ve tarih yarattılar. Efsanelere adlarını yazdırdılar, dağlara inandıklarını kazıdılar. Geldikleri gibi aniden ortadan yok oldular ve arkalarında hâlâ bilinmeyen bir dil ve anıtlarını bıraktılar. Binlerce yıl önce Anadolu’ya gelip Anadolulu olan, Dağlık Frigya’nın sakinleri Friglerden başkası değildiler onlar…
 
Anadolu’ya nasıl geldikleri hususunda, Heredotos ve Strabon gibi iki büyük antikçağ tarihçisinin yazılarına başvuran araştırmacılar, Troia ve Gordion’da yapılan son dönem kazılarından elde edilen bulguları da birleştirerek, Friglerin, Makedonyalıların komşuları oldukları dönemde Brygler olarak anıldıkları sonucuna ulaştılar. Tam olarak kesin olmasa da Friglerin, Makedonya ve Trakya’dan göç ederek gelen Thrak boylarından birisi oldukları düşünülüyor. Thrak göçleri, MÖ 1200 yıllarında başlamış ve yaklaşık 400 yıl sürmüştü. Hitit İmparatorluğu’nun yıkılışı, Thrak boylarının yayılışına ivme kazandırmış, Troia ve çevresini ele geçiren Frigler, zamanla Anadolu içlerine doğru ilerlemeye başlamışlardı. Friglerin Dağlık Frigya’nın hâkim halkı hâline gelmesi ise MÖ 750 yıllarına tarihlendi.
 
Bugün Afyon, Eskişehir ve Kütahya arasında kalan Dağlık Frigya, 1993 yılında, 1. Derece Arkeolojik ve Doğal SİT alanı ilan edildi.
 
İki Büyük Kral: Gordion ve Midas
 
Frig tarihinde, herkesin iyi kötü bildiği iki önemli kral söz konusudur: Gordion ve Midas. Frig Ülkesi başkenti, günümüzde Polatlı yakınlarında bulunan Gordion’a adını veren Kral Gordion ve eşek kulakları ile tuttuğu her şeyi altına çevirme efsaneleriyle bilinen, oğlu Kral Midas… Bu efsaneler Kral Midas’a aslında hak ettiğinden çok farklı, küçültücü bir ün kazandırıyor. İnsan bu topraklarda gezdikçe ve yaptıklarını öğrendikçe buna çok daha emin oluyor.
 
Başkent Gordion ve Sivrihisar yakınlarındaki Pessinus, bulundukları yerler açısından, Dağlık Frigya denilen halkın yerleşim alanının biraz dışında yer almaktadırlar. Pessinus, Friglerin Ana Tanrıçası Matar Kubileya’ya (Kibele) adanmış kutsal bir yerleşim yeriydi ve burada sadece rahipler yaşardı. Gordion ise idari ve ticari işlerin yürütüldüğü, özellikle Kral Midas döneminde mimari ve sanatsal anlamda oldukça gelişen bir kent olarak varlık gösterdi. Kent, içinde bulunan saray ve surlar, mezarlar, evler ve diğer kalıntılarla Frigler hakkında pek çok bilgiyi bulundurmaktadır günümüzde. Ünlü Kral Yolu da Gordion üzerinden geçmektedir ve bu yol Sardes Antik Kenti’nde sona erer. Kral Midas’ın dokunduğu her şeyi altın yapmaktan kurtulduğu Paktolos Irmağı (Gediz Nehri) da Sardes Antik Kenti’nden geçmekte ve Sardes’in ırmaktan akan altınla zenginleşmesi efsanesi ile kesişmektedir. Gordion’dan günümüze ulaşan en önemli yapı ise Kral Midas’ın mezarı olduğu düşünülen tümülüs mezarıdır.
yol2.jpg

.
 
Dağı Taşı Anıta, Boz Toprakları Yeşile Çeviren Bir Halk
 
Dönemin önemli tanrıçalarından Kibele’ye, bu bölgede neredeyse tek Tanrı gibi tapınılıyor; yaşamın kaynağı, doğurganlığın ve bereketin sahibi olduğuna inanılıyordu.
 
Matar Kubileya’ya duydukları sevgi ve bağlılıkla ruhlarında var olan sanatkârlığı birleştirerek; dağa, taşa ve hatta orman içlerine yaptıkları tapınaklarda benzersiz çalışmalara imza attılar, sanatlarını konuşturdular. Frigler, Dağlık Frigya topraklarında yaşamayı durduk yere seçmemişti elbette. Tarım ve hayvancılıkta başarılı bir halk olan Frigler, buralarda bulunan alüvyonlu toprakları fark etmişlerdi.
 
Friglerin her ne kadar Thrak boylarından olduğu düşünülse de yerleştikleri alanda bir önceki uygarlık Hitit uygarlığıydı ve kendi kültürlerini getirdikleri kadar Hititlerin kültürlerinden de etkilendikleri, arkeologların buluntularında göze çarpmaktadır.
 
Frigya’da halk, Dağlık Frigya bölgesinde, ahşap ve kerpiçten yapılma evlerde yaşarlardı. Bu nedenle, kayalar üzerine kazarak bugüne ulaşmasını sağladıkları tapınaklar varlığını sürdürürken, Friglerin evlerinden doğru düzgün iz bile kalmamıştır. Gordion kentinde yapılan kazılarda, devlet yöneticileri ve rahiplerin dışında bu kentlerde oturan aydın, tacir ve zanaatkârların ise taştan veya tahta çerçeve içine yerleştirilen tuğlalardan inşa edilen evlerde ikamet ettikleri görülmüştür.
 
Bir İnanç ve Yerleşim Merkezi: Yazılıkaya Vadisi
 
 “Yazılıkaya Vadisi”, Dağlık Frigya’da bulunan inanç ve yerleşim merkezidir. Eskişehir il sınırları içerisinde bulunan Yazılıkaya Vadisi, Frigler tarafından yapılmış kaya anıtlarının en büyük ve etkileyicilerine ev sahipliği yapar. Yazılıkaya Anıtı’nın önceleri Kral Midas’ın mezarı olduğu sanılıyordu ama daha sonra Tanrıça Kibele için yapılmış bir tapınak olduğu anlaşılmıştır. Anıt üzerinde yer alan yazıtın anlamı, Frig dilinin henüz çözülememesi nedeniyle bilinmemektedir. Görkeminin dışında anıt, üzerinde bulunan muhteşem taş işçiliği ile de göz kamaştırmaktadır. Yazılıkaya Anıtı dışında, bu bölgenin “Yazılıkaya Kibele İnanç Merkezi” olarak anılmasının sebebi, bölgenin daha pek çok kaya anıtı ve bunları koruyan kalelere de ev sahipliği yapmasıdır. Bunlar arasında; Yazılıkaya Anıtı yanında bulunan Kırk Göz Kale ile Yazılıkaya Köyü merkezinden okları takip ederek bulabileceğiniz Küçük Yazılıkaya, Gerdek Kaya Anıtsal Mezarı, Doğanlı Kale, Hamamkaya, Deveboynu Kaya, Bitmemiş Anıt ve Antik Yol gelmektedir.
 
Doğanın ve İnsanın Eliyle İşlenen Kayalar
 
Eskişehir il sınırları içinde bulunan bir diğer vadi ise “Yapıldak Vadi”dir. Yapıldak Asar Kale ve doğanın sanatkârlığı ile şekillenen kayaların arasında bulunan kaya mezarı, Friglerin şaşkınlık yaratan eserleri arasındadır.
Dağlık Frigya içinde bulunan vadilerden bir diğeri ise “Kümbet Vadisi” olarak adlandırılmaktadır. Vadi, biri Frig dönemi diğeri Selçuklu dönemi eseri olan iki farklı yapıyı birbirine çok yakın alanlarda barındırmaktadır. Bunlardan birisi Himmet Baba Türbesi’dir. MS 1229 yılı yapımı Selçuklu dönemi eseridir. Frig sanatının önemli figürleri arasında bulunan aslan işlemeli mabet ise salon mezar tarzında yapılmıştır. Üzerinde yer alan üçgen alınlıkta bulunan iki aslan, birbirine doğru yürürken tasvir edilmiştir.
 
Eskişehir il sınırları içinde yer alan diğer vadiler ise şu şekilde sıralanabilir: Kaya mezarlarının bulunduğu Asmainler Saklı Vadi, kaya yerleşimleri ve mezarlarıyla Zahran Vadisi, tümülüsleri ve Sivrikaya Anıtsal Açık Hava Tapınağı ile Porsuk Vadisi.
 
Afyon-Döğer beldesi yakınlarında bulunan Alasma Peri Bacaları ve Kaya Yerleşimleri, kaya mezarları, anıtları, peri bacaları ve kaya yerleşimleriyle insanın aklına ister istemez Kapadokya’yı getiriyor. Vadi aşağısında bulunan kaya yerleşimlerine ulaşmak için peri bacaları arasında yapılacak keyifli bir yolculuk sizleri bekliyor olacak. Memeç Kaya Yerleşimi de Döğer beldesi yakınlarında bulunan bir başka önemli alandır. Yoldan hiç sapmadan devam ettiğinizde çıkan tabelalar sizi Emre Gölü’ne doğru yönlendirecektir. Emre Gölü, doğa ile tarihin birleştiği muhteşem bir manzara ile sizleri karşılayacak. Doğal kaya oluşumlarıyla bile göl, son derece etkileyici bir görsellik sunarken bir de üstüne kaya mezarları eklenince, insanın dönesi gelmiyor. Ayrıca, Emre Gölü’ne doğru giderken, “AslankayaKapıkaya” yazan tabelayı takip ettiğinizde, Afyon il sınırları içinde yer alan en etkileyici açıkhava tapınaklarından birisini kaçırmamış olursunuz. Aslankaya Anıtı, ön yüzündeki işlemeler ve özellikle arka yüzünde bulunan şaha kalkmış aslan kabartmasıyla Friglere duyacağınız hayranlığı bir kat daha arttıracak, emin olun.

yol3.jpg

.Adını Mezar Odalarından Alan Köy: Üçlerkayası

 
Afyon il sınırlarında bulunan Üçlerkayası Köyü, ismini köyün girişinde bulunan ve yan yana dizilmiş gibi duran üç mezar odasından almaktadır. Ayrıca, köyün yukarılarında bulunan Frig döneminden kalma kaya yerleşimleri ve sarnıç da görülmeye değer. Ayazini beldesi ise Hitit, Frig, Roma ve Bizans gibi farklı medeniyetlerin eserlerini bir arada barındıran ve Hıristiyanlığın gelişmesinde ol oynamış bir kasabadır. Günümüzde Ayazini halkı, tarihî yapılarla iç içe olan evlerinde yaşamaya devam etmektedir. Bu tarihle yoğrulmuş beldede, mezar odaları, kiliseler ve şapeller, gezinize renk katacak eserler arasındadır. Önünde yeni dönem mezarlıklarının da yer aldığı, Aslanlı Kilise ve Aslanlı Mezar olarak adlandırılan kaya yapıları ise en ilginç eserler olarak görülmektedir. Bu eserlerin koruma altında olmaması, yıpranmaya açık bırakılmış olmaları ise tarih meraklılarını üzecek sonuçları beraberinde getirmiştir. Seydiler Kasabası ise Kırkinler, Seydiler Kalesi, Karakaya Peribacaları ve kaya yerleşimleri ile Dağlık Frigya’nın gezilmeyi bekleyen diğer eserlerini barındıran kasabalarımızdandır.
 
Makedonların Brigler dediği, Anadolu kültürüyle yoğrularak Frigler olan bu insanlar, çalışkan, üretken ve inançlı bir toplum yapısı bıraktılar arkalarında. Sırlarla, gizlerle, hâlâ açıklanmayı bekleyen soru işaretleriyle dolu bir kültür bırakıp, tarihin sayfalarındaki yerlerini aldılar. Tarih sayfalarını aralamak, bilinmeyen bir dillebüyüleyici eserlerle karşılaşmak, görsel bir şölen içinde fotoğraf yolculuğu yapmak ve en önemlisi Anadolu’nun bu zengin hazinesini tanımak için sizleri bekliyor Dağlık Frigya.
 
Nasıl Gidilir: Bu bölgeye özel aracınızla ulaşmak dışında bir şansınız yok. Aracınızın dağlık ve toprak araziye sürülebilir bir araç olması, gezinizi kolaylaştıracaktır.
 
Yanınıza Almadan Yola Çıkmayın: Oldukça geniş bir alana yayılmış olan bu bölgeyi gezebilmek için il kültür müdürlüklerinden harita edinmenizi ve internet üzerinden kapsamlı araştırma yapmanızı öneririm. Yeterli tabela sisteminin olmaması nedeniyle zorluk yaşamamak için bu bölgeye özel haritalardan edinmeniz şart. Spor ayakkabı, spor kıyafetler ve fotoğraf makinesi olmazsa olmazlardan.
 
Nerede Konaklanır: En az üç gün ayırarak gezebileceğiniz bu bölgede gezeceğiniz yerleri planlayarak, o bölgelere en yakın şehirlerde konaklayabilirsiniz. Bölge içinde bulunan köy vkasabalarda konaklama imkânı mevcut değil.
 
Kaynaklar:
Heredotos, “Tarih”, Alfa Yayınları, 2007
Bilge Umar, “Phrygia”, İnkılap Yayınları, 2008
Server Tanilli, “Yüzyılların Gerçeği ve Mirası – İlk Çağ”, Cilt 1, Say Yayınları, 1998 Kolektif,
“Friglerin Gizemli Uygarlığı Sergi Katalogu”, YKY, 2007
Homeros, “İlyada”, Can Yayınları, 2006
Kolektif, “Dağlık Frigya” broşürü, Eskişehir İl Kültür ve Turizm Yayınları
www.frigvadisi.org