Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player





Başlarken

Merhaba,

Dergimizin yayın hayatına tekrar başlamasının ardından, sizlerden gelen tüm geri bildirimler, eleştiriler ve yorumlar için teşekkür ederek başlamak istiyorum sözlerime. Bilenler bilir, yayıncılık hayatı son derece yoğun ve titiz bir çalışma düzenini gerekli kılmaktadır. Ne kadar çok çalışıp yorulursanız yorulun, dergi çıktığında, elinize aldığınızda, içine doğru yol almaya başladığınızda silinip gider tüm yorgunluklar ve içinizde, engellenemez bir istek duyarsınız, sonraki sayıyı bir an önce hazırlamak için. Yani bu işin en büyük tatmini, sonunda ortaya çıkan ve elle tutulur, gözle görülür olan ürünün ta kendisidir. Hele de istediğiniz gibiyse, birkaç “nazarlık” diyebileceğiniz noksan dışında hatasızsa, kimse bozamaz keyfinizi...

İşte ilk sayının ardından bu iştah ve keyifle çıktığımız yolun sonunda, yani ikinci sayıdayız. Belki siz bu satırları okurken, bizler üçüncü sayının içeriğini toparlamaya, hazırlamaya başlamış olacağız ama şimdilik bu sayıda biraz duralım derim...

Sizlere, kendimizi yine zor dizginlediğimiz, sayfalara sığmakta zorlandığımız bir sayıyla ulaştığımızı düşünüyorum. Hepimizin ustası, dev bir fotoğraf arşivine sahip olmasına, bilinirliğine, albümlerine, sergilerine, aldığı ödüllere rağmen “İstediğim fotoğrafı henüz çekemedim” diyecek kadar en iyiyi aramaktan asla vazgeçmeyen bir insan, Sıtkı Fırat bu sayımızda ilk söyleşi konuğumuz. 60 yıllık fotoğraf serüvenine elbette Türkiye’de fotoğrafçılığın gelişimi eşlik ediyor; keyifle okuyacağınıza eminim. İkinci söyleşi konuğumuz ise çoğumuzun kıskançlıkla karışık bir hayranlık duyduğu, zirvelerin fotoğrafçısı Tunç Fındık. Dağcılıkla fotoğrafı birleştiren, yetinmeyip zirveleri ayağımıza getiren kitaplarıyla dünyalarımızı zenginleştiren Tunç Fındık, röportajında da karakterinin en belirleyici unsuru olan üretkenliğini ve enerjisini yansıtmayı başarıyor.

Bu sayımızın dosya konusu ise “Yaratma Cesareti”. Sevgili Elçin Polat’ın yoğun emeği ve Yasemin Şenyurt’un desteği ile hazırlanan dosyamıza katkı sunan Türk fotoğraf dünyasının önemli isimlerinden; İbrahim Demirel, Tuğrul Çakar, Cengiz Engin, Mehmet Turgut, Selda Salman Acar ve Bahadır Aksan, farklı bakış açılarıyla yaratma cesaretini yorumladılar. Yani, “Tanrıların kıskançlığını kamçılayan” yaratıcılığın cesaretle ilişkisini irdelemeye davetlisiniz bu ayki dosya konusunda. Dosya konumuzun konuk yazarı ise Cem Devecioğlu. Kendine has tarzı ve yorumuyla, yaratma cesaretine onun gözünden bakmamızı sağlıyor.

Köşe yazarlarımız ise bu sayımızda da sizlere özgün yorumlarıyla eşlik edecekler. Altan Bal, fotoğrafta göstermek ve anlatmak kavramlarına göz atarken İlker Maga, günümüz sanat ve sanatçı kavramlarını keyifli üslubuyla irdeliyor. Yeni köşe yazarımız Özcan Yurdalan ise sizleri masalsı bir yazıyla fotoğrafın geçmişinde gezdirip bugününe getiriyor ve geleceğine dair hayallerini sizlerle paylaşıyor. Bakış Egzersizi Bölümü’nün bu sayıdaki yorumcusu ise Sadık Tümay. Ray Metzker’in fotoğrafının okumasını yapan Sadık Tümay, bir fotoğraf okumada nelere dikkat edilmesi gerektiğini de alt metin olarak sunuyor okurlarına.

Ayrıca; Foto-Haber, Yurt Dışı Haberler, Fotoğraf Dalları – Su Altı Fotoğrafçılığı, Kitaplık, Yol Notları ve Fotoğrafta Gelişmeler bölümleri, bu sayımızda da sizlerle olacak.

Her zaman sizlerden gelen yorum, öneri ve eleştirilerin bizler için çok önemli olduğunu, bu sayede kendimizi tartabileceğimizi, yenileyebileceğimizi ve geliştirebileceğimizi bilmenizi isterim. Bu nedenle her türlü yorumunuz için kontrast@afsad.org.tr olan e-posta adresimizi kullanarak bizlere ulaşmanızı rica ediyorum.

Ankara, büyük bir direnişin tanığı olurken Ankaralı fotoğrafçılar da bu büyük direnişin tanıklığını geleceğe taşıma görevini sahiplenmiş durumdalar. TEKEL işçilerinin dertlerini, sıkıntılarını ve gelecek endişelerini paylaşan tüm fotoğraf dostları, onlara destek olmak dışında onların yaşadıklarını belgeleyerek hem bugünün gözü köreltilmişlerine görme fırsatı sunuyorlar hem de geleceğe bir izlerinin kalmasını sağlıyorlar. Bu direnişe tanıklık eden ve destek olan, fotoğraflarını çekip kenara koymak yerine sergiler açarak topluma ulaştıran tüm fotoğrafçı dostlarımı da buradan kutlamak isterim.

Gelecek sayıda görüşene kadar, hepinize güzel bir bahar diliyorum.

Ceyda Taşdelen

Yayın Yönetmeni